NECMETTİN ASMA: ”EDEBE AYKIRI ÇİZMEM!”

0
358
Illustrator, Animator, Karikatürist Necmettin Asma

İskenderun’da doğmuş, orta ve lise eğitimini doğduğunuz şehirde almışsınız. İskenderun’un, orada geçen yıllarınızın sanatınıza nasıl bir katkısı olduğunu düşünüyorsunuz?

İskenderun’da birtakım girişimlerim olmuştu. İskenderunlu bazı sanatçıların atölyelerinde bulunmuştum. Fakat hiçbiriyle uyuşamamıştım maalesef. Yaşam tarzları bana oldukça yabancıydı. O dönem sanatla olan küçük temasımın ilk günleriydi. Bugün olduğu gibi dün de sanat çevresi zaaflarla doluydu. Bu dönemin sanatla tanışma ve birtakım teknik kuralları öğrenmenin dışında olumlu bir katkısı olduğunu söyleyemem. O dönemde vakit geçirdiğim çevrelerin bir şekilde bugünkü bakışıma yansıdığı inkar edilemez. Hayat sebeplerle şekilleniyor ne de olsa. En büyük katkı ise Hasan Aycın ustama aittir. Lise yıllarında çok sevdiğim Fikri abinin kitabevinde panoda asılı duran çizgileriyle karşılaşmıştım. Uyuşabileceğim, kendi dünyamdan tek çizer Hasan Aycın’dı. Kendisiyle tanışmak için uzun bir yolculuğa girmiştim. Tanışmama vesile olan iki isim İsmet Özel ve Atasoy Müftüoğlu’dur. İsmet Özel telefon numarasını vermişti. Atasoy Müftüoğlu ise İstanbul’da bana eşlik etmişti. Bu münasebetle ikisine de tekrar teşekkür etmiş olayım. Tanışma hikayem oldukça keyifli bir o kadar da enteresandı. Uzun hikaye.

Uluslararası yayın yapan ve yurtdışında Türkiye’yi ingilizce okuyan insanların takip ettiği bir gazetede çiziyorsunuz. Nasıl bir geri dönüşü oluyor bunun size, nasıl tepkiler alıyorsunuz yurtdışındaki yabancı takipçilerinizden?

Yurtiçi ve yurtdışındaki gazeteyi takip eden bazı akademisyenlerden teşekkür mesajları geliyor. Yalnız politik illüstrasyonlara ara verdim. Oldukça yorucu ve yaratıcılığı körelten bir iş. Gündeme bağımlı oluyorsunuz. Bunun yerine kendi gündemimi çizgilere aktarmayı tercih ediyorum bu aralar.

İsmail Heniye (solda), Cevher Dudayev (sağda) / Çizim: Necmettin Asma

Genelde Türkiye’de karikatür sanatı belirli bir kesimle özdeşleşmiş gibi bir algı var. Buna katılıyor musunuz? Bu algı ekseninde Türkiye’deki “muhafazakar” karikatüristlerin çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tanıdığım başarılı karikatüristler var. Söz ettiğim başarı sadece “çizebilirlik” ile sınırlı değil. Tek kriter bu olmamalı zaten. Örneğin Dali, Picasso gibi adamlar muazzam bir yeteneğe sahip fakat büyük zaafları olan pis adamlar. İlkesel duruş ve vizyon açısından da takdiri hak eden çizerlerin, sanatçıların sayısı oldukça az. Geri kalanının büyük bölümü provokatif, propogandif çizgileri tercih ediyor.
Karikatür kültürünün belirli bir kesim ile özdeşleştiği doğru. Çünkü bu konuda –beğeniriz veya beğenmeyiz- önemli bir birikimleri var. Eğer siz de destekleyip, üretip bir birikim ortaya koyarsanız sizinle de özdeşleşir. Özetle her iki kesimin de durduğu yeri genellikle doğru bulmuyorum. Birkaç ismi bunun dışında tutuyorum elbette.

Özellikle genç çizerlerin gelişmesine katkı sağlamak için bir düşünceniz var mı? Projeleriniz oldu mu? Atölye çalışması gibi…

Evet. Güzel bir noktaya temas ettiniz. Birtakım projeler geliştirdim. Geliştirmeye de devam ediyorum. Bu uzun bir yürüyüş. Bunun dışında birtakım kurumlarda eğitmenlik yaptım. Gençlerle ve çocuklarla çalışmak çok keyifli. Elimden geldiği kadar kendimi o alana vermeye çalışıyorum. Başarabilirsek ne ala.

Ahmet Yasin (solda), Hasan El-Benna (sağda) / Çizim: Necmettin Asma

Naci el-Ali Uluslararası Karikatür Yarışmasında “Hanzala Özgürlük Ödülü”nü aldınız. Naci el Ali, Hanzala dediğimiz zaman gözünüzün önüne nasıl bir manzara çıkıyor?

Bana kalırsa Hanzala, sembol açısından çizginin zirvesidir. Çünkü arka planında büyük bir halkın acıları, feryatları var. Filistin meselesiyle özdeşleşmiş bir karakter. Dünyada eşine az rastlanır bir kalıcılık bu. Naci el-Ali bu uğurda bedel ödemiş nadir sanatçılardan. Her daim örnek teşkil etmiştir benim için. Mekanı cennet olsun.

Uluslararası yayın yapan bir çok karikatür siteleri var. Böyle platformlarda özellikle Türkiye aleyhine veya lehine bir çok ülkeden bir çok karikatür yayınlanıyor. Bu platformları nasıl değerlendiriyorsunuz? Takip ediyor musunuz ve karikatürlerinizin buralarda yayınlanmasını düşündünüz mü?

Müslümanların veya herhangi bir grubun aleyhine edebe aykırı, kara propaganda içeren çizgiler çizen hiçbir kişiyle aynı platformda bulunmak istemem. Şu ana kadar bir derneğe veya kulübe üye olmadım. Web ortamında takip ettiğim karikatür platformları var. Bunun dışında Cafcaf ve Zoka mizah dergisi dışında severek takip ettiğim bir yayın yok.

Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkürler…

Ben teşekkür ederim.

Söyleşi: Furkan Tutar / Necmettin Asma

Yorum Yap